Aman Allah’ım akıllanıyorum galiba!

Bu yazıyı okuyan herkes, tıpkı benim gibi akıllı olduğunu iddia edenler veya en azından “aklı başında” olduğuna kanaat getirilenlerdir. Zira en azından okuma yazma biliyor, mürekkep neyim yalamıştır deyip, akıllı sınıfına konulanlardandır.

Deli olarak bildiğimiz ise;

Bizim gibi düşünmeyen,

Bizim gibi gülmeyen,

Bizim gibi giyinmeyen,

Bizim gibi ağlamayan

Ya da ne bileyim gözü kulağı oynayan,

Acayip acayip hareketler yapanlardır.

Zır deli veya zincirli deli değilse zararsız delidir, kimseyi öldürmez, kimseye darbe yapmaz.

Biliyorsunuz ya da bilmiyorsunuz ama ben delilik konusunda uzman sayılacak kadar akıllıyım ya da o alanda uzman sayılacak kadar deliyim. Netekim “Bir Delinin Not Defteri” serisinde Cenk Gülen mahlasıyla yazdığım“Emmi Hortumu Taksana” adlı bir mizah kitabım bile var.

O nedenle delileri çok iyi bilirim, onları gözünden tanırım.

Ta ufukta bir karaltı görsem, yürüyüşünden midir, salınmasından mıdır, endamından mıdır yoksa bana benzemesinden midir bilmem, deli olup olmadığını hemen anlarım.

Çok çeşit deli var;

Zır deli, zır zır deli,

Pır deli, pır pır deli,

Vır deli, vır vır deli,

Zincirli deli, zincirsiz deli,

Sırılsıklam deli, kupkuru deli,

Akıllı deli, deli akıllı,

Sessiz deli, sesli deli,

Gürültülü deli, gürültüsüz deli,

Pis deli, temiz deli,

Şık deli, paspal deli,

Dağınık deli, düzenli deli,

Gülen deli, ağlayan deli,

Altına eden deli, tuvalete eden deli,

Salyalı deli, salyasız deli,

Gözü dönmüş deli, gözü dönmeyen deli,

Düşünen deli, düşünmeyen deli,

Tehlikeli deli, tehlikesiz deli…

***

Aslında bu kadar detaya gerek yok. Deli çeşidi ikidir ve bunlar da tehlikeli ve tehlikesiz olarak bilinir.

Yoksa akıllı bilinip, psikolojik sorunu olan çoktur, hepsini deli yerine koyarsan, memlekette akıllıya yer yoktur.

Deli çeşidi iki olunca bunu ayırmak çok kolay; tehlikeli mi, tehlikesiz mi?

Tehlikeliler genellikle Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi olur ama tehlikeli olduğu halde dışarıda olana da rastlıyoruz. Bir iki şikâyet sonu onu da derdest edip alıyorlar hastaneye…

Tehlikesiz delinin kimseye zararı olmaz, hatta bazen düşünmemizi, bazen örnek almamızı, bazen gülmemizi, bazen de yardım duygumuzu ortaya çıkarır.

Sorun bu değil tabii…

Sorun, gerçekten de bizim bildiğimiz deliler deli mi, bizim bildiğimiz akıllılar da akıllı mı?

Bir daha düşünün, ya kimin deli, kimin akıllı olduğu tamamen karışıksa, ya akıllı bilinen bizler gerçek deliyse ve deli sandıklarımız da aslında aklı başındaysa…

Dünyadaki birçok siyasetçiye, aydına, “ünlü”ye baktığınızda sizin de kafanız karışmıyor mu, benim karışıyor. Hangisinin gerçek, hangisinin yanlış olduğuna olan inancım sarsılıyor.

Ya deli olan bizsek ve henüz yeni yeni akıllanmaya başlıyorsak…

Aman Allah’ım, düşünmesi bile korkunç!

Gülmeyin, gerçekten de düşünmesi bile korkunç…

Düşünün siz hiç savaş çıkaran deli gördünüz mü?

Kaç tane adam öldüren deliye rastladınız ya katliam yapan deli duydunuz?

Soykırıma adı karışan bir tek deli ismi sayabilir misiniz?

Irkçılık yapan bir deli var mı?

Mezhepçilik yapıp, bunu kavga ve savaş sebebi sayan bir tek deli duydunuz mu?

Kaç tane sapık deli gördünüz ki, kaç tane komik sarkıntılık dışında tacize adı karışan deliye rastladınız?

Eşine şiddet uygulayan deli var mı, yoksa delilerin eşi mi yok?

Aldığı karar yüzünden insanların hayatı allak bullak olan kaç deli yönetici gördünüz ki, duydunuz mu, tanıklık ettiniz mi?

Edemezsiniz, çünkü deliler başkan olmaz, başbakan olmaz, vali olmaz, belediye başkanın olmaz, siyasetçi olmaz, memur olmaz, işçi olmaz, herhangi bir STK’da görev almaz…

Bakan olmaz deliler, genel müdür olmaz, müsteşar olmaz, daire başkanı olmaz.

Deli bir doktor göremezsiniz, deli avukata rastlayamazsınız, deli yönetici bulamazsınız.

Demem o ki, bütün zulümlerin, yaşanan bütün acıların müsebbibi bir tek deli gösteremezsiniz.

Hak yiyen, rüşvet alan, rüşvet veren, kavga çıkaran, silah üreten, ürettiği silahı denemek için savaş çıkaran bir tek deli de gösteremezsiniz…

Demokrasi ithal eden, devletlere ayar veren, önce başkan atayıp, sonra onu almak için iç savaş çıkaran deli gördünüz mü?

Sahi siz koskoca Amerika’nın başında bir tek deli başkana rastladınız mı, rastlayamazsınız…

Çünkü bildiğiniz her şey tersine dönmüş olabilir…

Kim bilir, belki de şimdiye kadar deli olan bizdik ve yeni yeni akıllanmaya başlıyoruz, aman Allah’ım, ne kadar korkunç!

Yoksa biz de o zalimlerden mi olacağız?

Naif Karabatak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir