Bu Kadar Çöpün Arasında…

Çöpe hiç böyle bakmamıştım. Çöpü hiç böyle düşünmemiştim. Demek ki işe yaramaz bir çöp bile olsa ona farklı şekilde bakmak, değerlendirirken de farklı değerlendirmek gerekirmiş.

İşyerinde sıklıkla tartışan iki arkadaşım var. Tartışma derken kavga-gürültü değil ama sürekli bir birine takılan iki arkadaş. Bazen şakanın dozunu kaçırır, bazen tartışmayı çok uç noktaya kadar götürürler ama hiç kavga etmezler. Belki de en güzel yanı bu. Hatta zaman zaman takılırım, “Yahu bir youtube kanalı açsanız fenomen olursunuz” diye.

Hiç alakası yokken iki arkadaştan birisi ünlülerden birkaçını sayar, diğeri de değerlendirmede bulunur; çöp, eh işte, olabilir, işe yarar. Çöp dediği, eski sanatçıdır. Belki şarkıcı, belki türkücü, belki manken, belki de sinema sanatçısı ama hep ünlüler.

Çöp, çaptan düşme manasına kullanılır elbet.

Çöp, işe yaramaz manasına da kullanılır.

Çöp, bir atıktır, geri dönüşümü olsa da, pis koku saçan bir atık.

Ama bizim atığımız…

Her gün tükettiğimiz şeylerden arta kalanı biriktirip attığımızdır.

Daha sonra belediyelerin temizlik görevlileri ve araçları vasıtasıyla alıp istiflediği, bazen çevreyi daha da kirlettiği, bazen imha ettiği, bazen de geri dönüşümle yeniden kullanıma kazandırdığı atıktır çöp.

Ancak, hangi durumda olursa olsun, kullanılan malzeme, çöp olana kadar görevini ifa edendir. Çöp olduktan sonra geri dönüşüme gitse de, yakılıp imha edilse de, doğayı kirleten bir şekilde kendi haline bırakılsa da önceki gibi olamaz, öncekiyle bir türlü kıyaslanamaz…

Ama insanın çöpü olmaz.

İki arkadaşın tartışmasında “çöp” denilen, daha çok dış görünüş veya mesleğindeki başarısından/başarısızlığından dolayıdır.

Ama aslında çöp olan, çöp sayılması gereken insanlar değil, fikirlerdeki işe yaramazlıktır.

Fikirler sağlıklı değilse, mantıklı değilse, tutarlı değilse, bir biriyle sürekli çelişiyorsa, hatta zararlıysa, yıkıcıysa, bölücüyse atık sayılmalıdır, çöptür.

Türkiye’de o kadar çöp olması gereken fikirler var ki, halen el üstünde tutulması ilginçtir; Denenmiştir, sonucu görülmüştür ve işe yaramadığı test edilmiştir. Aynısını bir kez daha yapmanın, bir kez daha yapmanın, bir kez daha yapmak için ısrar etmenin bir manası, mantıklı bir yanı, tutarlı bir gerekçesi olamaz.

Çöp, çöptür…

Rahmetli Kemal Sunal olsaydı, “Bu çöptür. Çöp, çöptür, çöpe çöp demeyen.. “ diye devam eden meşhur repliğini söylerdi, güler geçerdik.

Ama gülünecek gibi değil.

Mesela bu ülkenin gerçek sahibi olduğunu sanan bir çöp yığını var.

Kendisini ‘Beyaz’ gören, diğer kalanların hepsini ‘tukaka’ eden, ‘zenci’ gören, ‘köle’ bilen, ‘azınlık’ sayan ilginç bir yığın, çöp yığını…

Her beş yılda, on yılda bir denedikleri ve çoğu da milletin iradesiyle bertaraf edilen darbelerden medet uman çöp yığını.

Devleti yıkmamız lazım’ diyen aşağılık, pis kokulu, necis, iğrenç, mide bulandırıcı, kusmuktan daha kötü bir çöp. Kendi tarafında delik yok diye kayıkta sevinen zekâ özürlü bir çöp aynı zamanda. Biraz sonra kendini de batıracak olanın o delik olduğunu bilmeyecek kadar aptal bir çöp hem de…

Ve daha da ilginci, böylesine aptal, böylesine geri zekâlı, böylesine hain, böylesine iğrenç, böylesine mide bulandırıcı, böylesine alçaklara alkış tutan diğer ‘ülkenin sahibi’ olduğunu sanan laikler, Kemalistler, Atatürkçüler, solcular, aydınlar, karanlıklar, demokratlar, demokrasiden yana duranlar, egemenliğin hiçbir kayıt ve şarta bağlanmadan millette olduğunu söyleyen çöpler…

Halen insanların giyimine karışan, onları kılığıyla, kıyafetiyle, makamıyla, mevkiiyle değerlendiren çöpler…

Halen insanları renkleriyle, memleketleriyle, ülkeleriyle, dinleriyle, mezhepleriyle değerlendiren çöpler…

Halen terörden medet umup, terörün demokrasi getireceğine inanan çöpler…

Kendi ülkesinin başka ülkeler tarafından işgal edilmesini isteyecek kadar alçalabilen çöpler.

Halen aklını birilerine emanet edip, iradesi elinde olmadığı halde kendisini özgür ve demokrat sanan çöpler…

Halen el pençe divan durdukları aşağılık bir terör örgütü liderinin tam karşısındayken, el ayak öperken, süklüm püklümken diğerlerini liderine biat etmekle suçlayan çöpler…

Bu kadar çöpün, bu kadar pisliğin arasında bir çiçek olmak ne güzel.

Bütün çiçeklere, çiçek kalanlara, mis gibi kokan güzel insanlara ve bütün güzelliklere selam olsun.

Bırakın herkes kendi çöpüyle cebelleşsin; kimi onu dönüştürsün, kimi kendi çöpünde, kendi çöplüğüne boğulsun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir