birkasamanelazimhikayesi

Bir ‘akşama ne lazım’ hikâyesi

Önümde üç kişi vardı, birazdan sıra bana gelecek ve ben de muzaffer bir komutan edasıyla aldığım eşyaları kasiyer kızımızın ürünleri rahatça okutacağı tezgâhın üzerine koyacağım ve ‘sıradaki müşteri’ olarak tarihe geçeceğim.

Boşbakan

Mecbure hanım büyük kızına bağırdı, “koş kızım koş, çabuk su getir, babanı kaybediyoruz.” Kızı mutfağa doğru koşarken, bütün ev halkı da birazdan Boşbakan olacak mebus Rüştü efendinin başındaydı.

Atanan öğretmenlerin hikâyesi

-Gerçek bir olaydan uyarlanmıştır- İstanbul’da zorlu geçen 4 yıllık üniversite tahsilini tamamlamış, “öğretmen olabilir” yetkisini bile almışlardı. Okulun kafeteryasında çay içiyor, son günün keyfini çıkarıyorlardı. “Heyyt be” dedi Turgay, “daha dün gibi değil mi arkadaşlar?” Belki zor geçmişti. Çok dirsek çürütmüş, çok sıkıntı çekmişlerdi. Hatta…

Kâğıttan gemiler yaptım

Bu hastalığım ilk ne zaman başladı bilmiyorum. Bilmek istiyor muyum, doğrusu onu da bilmiyorum ama bir hastalık olduğu kesin ki, beni bu satırları yazmaya itti. Kim ittiyse itti, kâğıttan gemiler yaptım, buyurun alın, naylon leğene su doldurun, açık denizlere yelken açın, maceradan maceraya koşun. Unutmayın,…

Bizimkisi şiddetsiz geçimsizlik

Bu dava, meslek hayatının son davasıydı. Karara bağlar mıydı bilinmez ama başka bir dava almayacağı kesindi. Son dava, şanına yakışır bir dava olmalı, son dava, bütün diğer davaları unutturmalıydı. Başlaması da, bitişi de hafızalara kazınmalı, Halil Hâkimin son davası Adliye koridorlarında dilden dile dolaşmalıydı. Onun…

Derdimi mizahla anlatıyorum

Dilhane Dergisinin Kasım 2019 ayında yayınlanan 23’üncü sayısında mizah üzerine benimle yapılan söyleşiyi aynen yayımlıyorum. Merhaba Naif Bey. Mizah nedir? Merhaba. Mizah, hayatın gündelik akışı içerisinde bazen olağan, bazen de olağandışı olaylarını farklı bir dille anlatmak, gözden kaçan ayrıntılarını ortaya koymaktır, diye tarif edebilirim. Yaygın…