Kâğıttan gemiler yaptım

Bu hastalığım ilk ne zaman başladı bilmiyorum. Bilmek istiyor muyum, doğrusu onu da bilmiyorum ama bir hastalık olduğu kesin ki, beni bu satırları yazmaya itti. Kim ittiyse itti, kâğıttan gemiler yaptım, buyurun alın, naylon leğene su doldurun, açık denizlere yelken açın, maceradan maceraya koşun. Unutmayın,…

Trene binmek, vapurdan inmek!

Yıllar önce küçük bir çocuğa sormuştum, “büyünce ne olacaksın” diye.  “Öğretmen olacağını” söylemişti. Beş sınıfı bir arada okuyan ve bir tek öğretmeni bulunan bir köy okulunda okuyordu. Daha doğrusu okumaya çalışıyordu. Neden öğretmen olmak istediğini sorma gereği duymadım ama peki daha başka bir meslek sahibi…

Vapura binip deniz görmemek

Çocukluğumda aile büyüklerimizden Fatma teyzenin İstanbul maceralarını dinler, gülerdik. Oğlu İstanbul’da konfeksiyon atölyesi işletiyordu. Yaşlı annesini bir süre yanında bulundurmaya zar zor ikna etmiş, uçak biletini de almış, yetmemiş üstüne kendisi de gelmiş, birlikte Adıyaman’dan İstanbul’a uçmuşlardı… Çocukluğumda aile büyüklerimizden Fatma teyzenin İstanbul maceralarını dinler,…

Bir faceApp olduk

Vapurda hemen karşımda oturan genç kız elinden hiç düşmeyen cep telefonunu yüzüne doğru tuttu. Gülümsedi, sonra saçlarını sağdan sola doğru fırlattı, ardından soldan sağa doğru savrulan saçlarına hayran hayran baktı. Gözleri ışıl ışıldı. Öyle bir ışıldıyordu ki, sandım ki telefonda canı gibi sevdiği birisi var…